Turkiska | Fraser - Affärer | Möten

Möten - Arrangering

Haluaisin sopia tapaamisen herra Siitosen kanssa.
Mümkünse eğer Ahmet Bey ile bir randevu ayarlamak istiyorum.
Formellt, mycket artigt
Mikä aika olisi sopiva teille?
Hangi zamanlar size uygun olurdu?
Formellt, artigt
Voisimmeko sopia tapaamisen?
Bir toplantı ayarlayabilir miyiz?
Formellt, artigt
Mielestämme meidän tulisi tavata.
Bence görüşmemiz gerekiyor.
Formellt, direkt

Möten - Att skjuta upp ett möte

Voisimmekohan siirtää tapaamistamme?
Toplantımızı başka bir zamana erteleyebilir miyiz acaba?
Formellt, mycket artigt
En pääsekään huomenna tapaamiseemme klo 14. Voisimmekohan siirtää tapaamista hieman myöhemmäksi, sopisiko esimerkiksi klo 16?
Yarın öğleden sonra 2'ye yetişemeyeceğim. Biraz daha geç yapamaz mıyız toplantıyı, mesela 4'te?
Formellt, artigt
Olisiko mahdollista sopia joku toinen päivä?
Başka bir tarih belirlemek mümkün olur muydu acaba?
Formellt, artigt
Minun täytyy siirtää tapaamistamme kunnes...
... tarihine / saatine kadar toplantımızı ertelemek zorundayım.
Formellt, artigt
Valitettavasti olen sopinut toisen tapaamisen ajalle, jolloin meidän piti tavata. Sopisiko joku toinen päivämäärä?
Toplantımızı ayarladığımız tarihte randevu çakışması yaşıyorum. Başka bir tarihe ertelemek mümkün mü acaba?
Formellt, artigt
Minun on valitettavasti siirrettävä tapaamistamme.
Toplantımızın tarihini değiştirmek zorundayım.
Formellt, direkt
Voisimmeko tavata hieman aiemmin / myöhemmin?
Toplantımızı daha erken/ daha geç yapabilir miyiz?
Formellt, direkt

Möten - Att ställa in ett möte

En saanut teitä puhelimella kiinni, joten kirjoitan tämän viestin peruakseni huomisen tapaamisemme. Olen erittäin pahoillani aiheutuneesta vaivasta.
Telefon ile ulaşamadım size, yarınki toplantımızı iptal etmek zorunda kaldığımı bildirmek için bu e-postayı yazıyorum. Sebep olduğum tüm sorunlar için şimdiden çok özür dilerim.
Formellt, artigt
Valitettavasti minun on ilmoitettava, etten pääse sovittuun tapaamiseemme, vaan joudun perumaan sen.
Üzelerek belirtmek zorundayım ki daha önceden ayarladığımız toplantımıza katılamayacağım, ve sonuç olarak toplantımızı iptal etmek zorundayım.
Formellt, artigt
Valitettavasti minun on peruttava huominen tapaamisemme.
Korkarım yarınki toplantımızı iptal etmek zorunda kalacağım.
Formellt, artigt
... takia minun on peruttava tapaamisemme.
... sebebiyle korkarım ki randevumuzu iptal etmek zorundayım.
Formellt, artigt